Evcil petlerimizin birçoğu özellikle 2 ve 3 yaşlarından itibaren pek çok ağız hastalığına yakalanır. Fakat düzenli ağız muayenesi yapılmadığı takdirde bu hastalılar atlanabilir , çok kolay tedavi edilebilecek rahatsızlıklar karşımıza kompleks bir hastalık şeklinde çıkabilir.

                 En sık gözlenen ağız problemleri : plak ve tartar oluşumu, mine hipoplazisi, gingivit (dişeti yangısı) , diş kırıkları, diş çürükleri, apseler, çene kemiği problemleridir.

                Petlerimizin ağız sağlığı da en az bizlerinki kadar önemlidir. Diş ve diş eti rahatsızlıkları kendi başına büyük hastalılar olabileceği gibi bazı sistemik hastalıkların semptomları olarak da karşımıza çıkabilir. Ağız problemlerinin en belirgin semptomu ise ağır bir ağız kokusudur. Bunun yan ısıra yiyecekleri tek taraflı çiğneme eğilimi, ağzın özellikle tek tarafını sık sık kaşıma, kafa sallama, kafasını duvara yaslama, köpüklü koyu renk ya da sarı salya akıntısı, petinizin ağız problemleri olabileceğine dair belirtilerdendir.

                 Ağız sağlığı için yapılması gerekenlerse oldukça basittir. Öncelikle bu onunda araştırma yapmak ve bilgilenmek gereklidir. Kedi ve köpeklerin kuru mama olarak tabir edilen hazır mamalarla beslenmesi ağız sağlığı içinde gereklidir. Sert yapıları itibariyle diş yüzeylerinde biriken kalıntıların temizlenmesine yardımcı olurlar. Fakat tek başlarına tabi ki yeterli korumayı sağlayamazlar ama yumuşak gıdalarla beslenen petlere nazaran daha az diş taşı oluşumu gözlenir. Bunun yanı sıra evcil dostlarımız için özel olarak üretilmiş diş fırçası ve macunlarından temin edilmelidir. Diş ürünleriyle hafta da en 3 4 defa dişler fırçalanmalıdır. Köpekler için üretilmiş pres kıkırdak kemikler ve kemirme oyuncakları diş bakımlarına yardımcı olacaktır. Bebeklik dönemlerinden itibaren bu ürünleri temin edilip kullanıldığı takdirde petlerimiz hem bu ritüele alışır hem de daha sağlıklı bir ağıza sahip olur. Sizlerde ağız gelişimini yakından takip ederek herhangi bir problemi daha rahat fark edebilirsiniz.

                 Ayrıca her veteriner kliniğine gittiğinde örneğin aşılama ve ya paraziter ilaçlamalarda hekimi tarafından ağız muayenesi yapılmalıdır. Bu sayede oluşacak rahatsızlıklar erken safhada teşhis edilerek daha büyük hastalıkların önüne geçilebilir.

                 Plak ve tartar oluşumunun ilerlediği durumlarda ilk yapılması gereken oluşan katmanların uzaklaştırılmasıdır. Çözüm diş taşı temizliği ile sağlanır. Diş taşı temizliği veteriner hekim tarafından steril bir klinik ortamında , petinizin diş durumuna uygun prosedür ve ekipmanla gerçekleştirilmelidir. İlerlemiş vakalarda dahi temizlemeden sonra ağız bakımına başlamak yerinde bir kara olur. Bu sayede yeniden diş taşı oluşumunu maksimum sürede uzatabiliriz. Rutin bakım dışında veteriner kliniklerinden temin edebileceğiniz günlük kullanıma uygun diş sağlığı ürünleri de ağız bakımınıza yardımcı olacaktır.

                 Zamanında müdahale edilmeyen bu tarz diş taşı ve diş eti rahatsızlıkları ilerleyerek daha komplike rahatsızlıklara dönüşebilir. İlerleyen durumlarda diş çürükleri ve kırıkları oluşabilir. Bu sıkıntılar da ancak kanal tedavisi ya da dişin cerrahi olarak uzaklaştırılmasıyla çözümlenebilir. Bu dişlerin hem ağrılara sebep olarak petinizin hayat kalitesini olumsuz etkilemekte hem de çok daha zor tedaviler gerektirmektedir.

                 Yine ilerleyen durumlarda kaşımıza çıkan daha ağır tablolar diş eti çekilmeleri, ağır enfeksiyonlar hatta bu enfeksiyonların çene kemiğine dahi sirayet etmesidir. Bu tablolardaysa uzun süreli ağır antibiyotik kullanımın hatta çene kemiğinin cerrahi olarak uzaklaştırılmasına sebep olabilir.

                 Ağız sağlığının bu kadar büyük problemlere yol açabileceği göz önünde bulundurulup bakımı asla göz ardı edilmemelidir.